BİLİNMEYEN BİR KADININ MEKTUBU
YAZAR: STEFAN ZWEİG
SAYFA: 55
“Stefan Zweig Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu
(Brief einer Unbekannten) adlı uzun öyküsünü 1920'li yılların ilk yarısında
kaleme aldı. Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu'nun kadın kahramanını sadece uzun
bir mektubun yazarı olarak tanıyoruz. Kadının hayatı boyunca sevmiş olduğu
erkek için kaleme aldığı bu mektubun "gönderen"inin adı yoktur.
Mektubun başında tek bir hitap vardır: "Sana, beni asla tanımamış olan
sana". Kadın büyük tutkusunu hep bir "bilinmeyen" olarak, yani
tek başına yaşamaya razıdır, bu aşk öyküsünde "taraflar" değil,
sadece tek bir "taraf" vardır. Böylesine, gerçek anlamda aşk
denilebilir mi? Zweig okurunu, bir kez daha, insan psikolojisinde eşine pek
rastlanmayan bir yolculuğa davet ediyor. Bu yeni yolculuğun sonunda
"mutlak aşk" kavramının şimdiye kadar bilinmeyen kıyılarına varmayı
amaçlamış olması da bir ihtimal!”
YORUM;
Psikolojinizi alt üst edecek,
sizi bir an güldürüp, bir an ağlatacak aşk kitabı istiyorsanız bu kitap tam
size göre! Açıkçası ben bu kitabı okurken bir sürü duyguya girdim. Adamın
kadını hatırlamaması beni öldürdü. Kadının adam için kendini parçalaması ama
adamın bu yaptıklarının haberi olmaması beni derinden sarstı.
Sanırım beni sarsan şeyler o kadın kadar
olmasa da yaşadıklarımızın bir nevi aynı olmasıydı.
Arkadaşlar Stefan amca yine döktürmüş. Okuyun,
okutturun, okumayanı kınayın. Puanım 5/5!!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder